Ana içeriğe atla

İmzalı Bordro Varsa Fazla Mesai Hesabı Yapılamaz: Yargıtay’dan Net Çizgi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 07.06.2023 tarihli, Esas 2023/9892 ve Karar 2023/8738 sayılı ilamında fazla çalışma alacağının hesaplanma yöntemi ve bozma kararına uyma zorunluluğu değerlendirilmiştir. Uyuşmazlık, işçinin fazla mesai ücreti talebine ilişkindir. Dosya daha önce temyiz incelemesinden geçmiş ve Daire tarafından bozma kararı verilmiştir. Yerel mahkeme bozma kararına uyduğunu belirtmiş ve yeniden hüküm kurmuştur.

Bozma ilamında açık şekilde, imzalı ücret bordrolarında fazla çalışma tahakkuku bulunan dönemlerin fazla çalışma hesabında dışlanması gerektiği ifade edilmiştir. Çünkü imzalı bordro, sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir ve bordroda fazla mesai tahakkuku yer alıyorsa, o ay bakımından fazla mesai ücretinin ödendiği kabul edilir. Bu nedenle bu aylar yeniden hesaplamaya konu edilemez.


Ancak yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda, bozma kararında belirtilen yönteme uyulmamış; bordrolarda fazla çalışma tahakkuku bulunan aylar tamamen hesap dışı bırakılmak yerine, bu aylardaki tahakkuklar toplam alacaktan mahsup edilmek suretiyle hesaplama yapılmıştır. Daire, bunun bozma ilamına aykırı olduğunu vurgulamıştır.


Kararda özellikle bozma ilamına uyulmasının usuli kazanılmış hak doğurduğu belirtilmiş; mahkemenin bozma kararında gösterilen ilkelere aykırı şekilde yeniden değerlendirme yapamayacağı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, fazla çalışma tahakkuku bulunan ve işçi tarafından imzalanmış bordrolara ait dönemlerin hesaplama dışında tutulması gerektiği, aksi uygulamanın bozma ilamına aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle karar yeniden bozulmuştur.


Özetle karar, fazla mesai alacaklarının hesabında imzalı ve tahakkuk içeren bordro dönemlerinin tamamen dışlanması gerektiğini ve bozma kararına uyulmasının mahkeme açısından bağlayıcı olduğunu ortaya koymaktadır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yargıtay Kararlarında Uzaktan Çalışma ve Fazla Mesai Taleplerinin İspatı

Yargıtay kararlarında uzaktan çalışma kavramı doğrudan ele alınmasa da, özellikle saha çalışması yapan satış temsilcileri ve ilaç mümessilleri gibi işini işyeri dışında sürdüren çalışanlar üzerinden önemli değerlendirmeler yapılmıştır. Yargıtay'ın yaklaşımı, bir iş ilişkisinin varlığını işçinin iş görme borcunu ifa etmesi ve işverenin denetim imkanına bağlamaktadır. Bu bağlamda, uzaktan çalışan işçilerin kendi çalışma sürelerini belirledikleri hallerde fazla mesai taleplerinin kabul edilmediği görülmektedir. Zira Yargıtay, bu tür davalarda yalnızca tanık beyanlarını yeterli görmeyip, e-posta yazışmaları, bilgisayar kayıtları ve raporlar gibi somut delillerin aranması gerektiğini vurgulamıştır. Nitekim Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2015/34907 E., 2018/15287 K. sayılı kararında, home office çalışan bir pazarlama elemanının fazla mesai ücreti talebi, işçinin işveren denetimi dışında çalıştığı ve mesai saatlerini kendisinin belirlediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu yaklaşım, uzakta...

Dünyada Asgari Ücretin Anatomisi: Kimin Kararı, Kimin Hakkı?

Dünyada asgari ücretin tespiti, ülkelerin ekonomik yapıları, sendikal gelenekleri ve sosyal diyalog düzeylerine göre farklılık göstermektedir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, 186 üye ülkenin yaklaşık yüzde 90’ında yasal veya toplu iş sözleşmeleri aracılığıyla uygulanan bir asgari ücret sistemi bulunmaktadır. Geriye kalan yüzde 10’luk kesimde ise asgari ücret sistemi bulunmamaktadır. Bu farklılık, ülkelerin sosyal devlet anlayışları, işgücü piyasası dinamikleri ve sendikal güçleriyle doğrudan ilişkilidir. Asgari ücret belirleme yöntemleri genel olarak üç temel model üzerinden şekillenmektedir. İlk yöntem, asgari ücretin doğrudan hükümet tarafından belirlenmesidir. Bu yöntemde hükümet, ekonomik göstergeleri ve sosyal dengeleri dikkate alarak tek taraflı bir karar alır. ABD, Brezilya, Hollanda, Lüksemburg, Malta, İspanya, Yeni Zelanda ve Yunanistan gibi ülkelerde bu sistem uygulanmaktadır. Hükümetin belirleyici olduğu bu modelde siyasi irade ön plandadır ve karar süre...

Kıdem Tazminatı Nedir? Kimler Yararlanabilir? (Soru–Cevap Rehberi)

Kıdem tazminatı nedir? Kıdem tazminatı, bir işçinin aynı işverene bağlı olarak belirli bir süre çalışmasının ardından iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda; işyerine yaptığı katkılar, çalışma süresince yaşadığı yıpranma ve yeni iş bulma sürecinde karşılaşabileceği zorluklar dikkate alınarak işveren tarafından ödenen toplu paradır. Her işten ayrılan kıdem tazminatı alabilir mi? Hayır. Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin sona erdiği her durumda değil, yalnızca kanunda belirtilen özel şartlar gerçekleştiğinde ödenir. Kimler kıdem tazminatından yararlanabilir? Kıdem tazminatı; 4857 sayılı İş Kanunu, 5953 sayılı Basın İş Kanunu, 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamında çalışan işçilere tanınmış bir haktır. Kıdem tazminatı almanın temel şartları nelerdir? İki temel şart aranır: İşçinin aynı işverene bağlı olarak en az 1 yıl çalışmış olması, İş sözleşmesinin, kanunda kıdem tazminatına hak kazandıran şekillerden biriyle sona ermiş olması. İşçi hangi durumlarda kıdem tazminatı alabi...