Altın yardımları, çalışan motivasyonunu artırmak ve işyeri bağlılığını güçlendirmek amacıyla sıkça tercih edilen bir uygulamadır. Ancak bu yardımların sosyal güvenlik primi ve vergisel yükümlülükleri, yardımı yapma amacına göre değişmektedir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, ölüm, doğum ve evlenme gibi nedenlerle yapılan yardımlar (nakdi veya ayni) sosyal güvenlik priminden istisnadır. Bu nedenle, işçiye doğum ya da evlenme sebebiyle verilen altın yardımlarından SGK primi kesilmez. Buna karşın, çalışanlara hizmet yılı, performans veya özel günler için yapılan altın yardımları prime esas kazanca dahil edilerek sosyal güvenlik primi kesintisine tabi tutulur. Ayrıca 2020/20 sayılı Genelge uyarınca, bordroda gösterilmeyen altınlar Merkez Bankası satış fiyatı üzerinden kazanca eklenir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na göre ise ücret, para veya ayınlar ile para ile temsil edilebilen menfaatleri kapsar. Bu nedenle, doğum, evlenme ve ölüm dışında yapılan altın yardımları ücret sayılarak gelir vergisi ve damga vergisi kesintilerine tabidir. Örneğin, kıdem yılı dolayısıyla verilen altın hem SGK primi hem gelir vergisi hem de damga vergisi yönünden kesintiye tabi tutulur. Dolayısıyla altın yardımlarında, amacın doğru belirlenmesi ve mevzuata uygun bordrolama yapılması büyük önem taşır.
Yargıtay kararlarında uzaktan çalışma kavramı doğrudan ele alınmasa da, özellikle saha çalışması yapan satış temsilcileri ve ilaç mümessilleri gibi işini işyeri dışında sürdüren çalışanlar üzerinden önemli değerlendirmeler yapılmıştır. Yargıtay'ın yaklaşımı, bir iş ilişkisinin varlığını işçinin iş görme borcunu ifa etmesi ve işverenin denetim imkanına bağlamaktadır. Bu bağlamda, uzaktan çalışan işçilerin kendi çalışma sürelerini belirledikleri hallerde fazla mesai taleplerinin kabul edilmediği görülmektedir. Zira Yargıtay, bu tür davalarda yalnızca tanık beyanlarını yeterli görmeyip, e-posta yazışmaları, bilgisayar kayıtları ve raporlar gibi somut delillerin aranması gerektiğini vurgulamıştır. Nitekim Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2015/34907 E., 2018/15287 K. sayılı kararında, home office çalışan bir pazarlama elemanının fazla mesai ücreti talebi, işçinin işveren denetimi dışında çalıştığı ve mesai saatlerini kendisinin belirlediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu yaklaşım, uzakta...
Yorumlar
Yorum Gönder