Sigortasız İşçi, İşveren İçin Neden Çok Daha Büyük Risk?
İş kazası geçiren işçinin sigortalı bildirilip bildirilmediği, SGK’nın işçiye sağlayacağı sosyal güvenlik haklarını ortadan kaldırmaz. İşçinin tedavi giderleri karşılanır; çalışma gücünü kaybetmesi halinde şartları oluştuğunda sürekli iş göremezlik geliri bağlanır. İşçinin sigortasız çalıştırılmış olması, işçinin iş kazasından doğan haklarının önüne geçmez.
Asıl önemli fark, işverenin SGK karşısındaki sorumluluğunda ortaya çıkar. Sigortalı işçinin geçirdiği iş kazası nedeniyle SGK tarafından yapılan harcamalar ve bağlanan gelirlerin peşin sermaye değeri, işverenin kusuru oranında işverene rücu edilir. İş kazasının ölümle sonuçlanması halinde hak sahiplerine bağlanan gelirler bakımından da aynı esas uygulanır. İşverenin kazanın meydana gelmesinde kusuru yoksa bu kapsamda rücu sorumluluğu doğmaz.
Sigortasız işçi çalıştırılması ise işveren açısından farklı bir hukuki sonuç doğurur. İş kazası geçiren işçinin sigortalılık bildiriminin yapılmamış olması nedeniyle SGK tarafından yapılan tüm masraflar ile bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerleri işverene rücu edilir. Burada işverenin iş kazasındaki kusurunun bulunup bulunmaması sonucu değiştirmez. Çünkü işveren, işçiyi sigortalı bildirme yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.
Dolayısıyla sigortalı işçi bakımından işverenin SGK’ya karşı sorumluluğunun belirlenmesinde kusur esas alınırken, sigortasız işçi çalıştırılması halinde sigortalılık yükümlülüğünün ihlali ayrıca ve doğrudan işverenin sorumluluğunu doğurur. Bunun yanında sigortasız işçi çalıştırılması nedeniyle sosyal güvenlik mevzuatında öngörülen idari yaptırımlar da uygulanır.
Buradaki temel mesele şudur: İşçinin sigortasız çalıştırılması, işçinin hakkını azaltmaz; işverenin yükünü artırır. İşveren açısından sigortasız işçi çalıştırmanın maliyeti, yalnızca ödenmeyen primlerden ibaret değildir. Bir iş kazası meydana geldiğinde SGK'nın yaptığı harcamalar ve gelecekte bağlanacak gelirlerin peşin sermaye değerleri de işverenin karşısına çıkar.