Sözleşmeyi Hazırladınız, Peki İşçiye Verdiniz mi?

İş Sözleşmesi Uyarı

İş ilişkisinin başından itibaren açık ve güvenilir bir şekilde yürütülmesi, tarafların hak ve yükümlülüklerini bilmesiyle mümkündür. Bu nedenle işverenler açısından işe giriş sürecinde yapılması gereken en önemli işlemlerden biri, iş sözleşmesini yazılı olarak düzenlemek ve sözleşmenin bir nüshasını işçiye vermektir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 8’inci maddesine göre iş sözleşmeleri, Kanun’da aksi belirtilmedikçe özel bir şekle tabi değildir. Ancak sözleşmenin yazılı olarak düzenlenmesi, çalışma koşullarının açıkça ortaya konulması açısından büyük önem taşır. Ücret, çalışma süresi, görev, yan haklar ve diğer çalışma şartlarının yazılı olarak belirlenmesi, hem işçinin hangi koşullarda çalışacağını bilmesini hem de taraflar arasında sonradan ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkların önlenmesini sağlar.

Özellikle ücret ve çalışma koşulları gibi konuların sözlü olarak kararlaştırılması, ilerleyen dönemde tarafların farklı iddialarda bulunmasına yol açabilir. Buna karşılık yazılı bir iş sözleşmesi, üzerinde anlaşmaya varılan şartların somut şekilde ortaya konulmasını sağlar.

Bu nedenle işverenin sözleşmeyi hazırlayıp işçiye imzalatması tek başına yeterli değildir. İşçinin de imzaladığı sözleşmenin bir nüshasını alması gerekir. İş sözleşmesi işverenin dosyasında kalmamalı, bir nüshası mutlaka işçiye teslim edilmelidir.

2026 yılı itibarıyla İş Kanunu’nun 8’inci maddesinde yer alan yükümlülüğe aykırı olarak gerekli yazılı belgeyi vermeyen işveren hakkında, belge verilmeyen her işçi için 2.531 TL idari para cezası uygulanmaktadır.

Kısacası, işe başlayan her işçi için çalışma koşullarını açıkça ortaya koyan bir iş sözleşmesi hazırlayın, imzalayın ve sözleşmenin bir nüshasını mutlaka işçiye verin. Bu basit uygulama, hem işçinin haklarını bilmesini hem de iş ilişkisinin daha sağlıklı ve şeffaf şekilde yürütülmesini sağlar.