Yıllık İzin Ücreti Ne Zaman Ödenir?
Yıllık İzin Ücreti ve Haklı Fesih
4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işverenin peşin ödeme yükümlülüğü ve Yargıtay kararı ışığında işçinin haklı fesih hakkı.
Yıllık ücretli izin, çalışma hayatında çalışanlara tanınan en temel sosyal haklardan biridir. Ancak bu hak, yalnızca işçinin belirli bir süre çalışmadan dinlenebilmesini ifade etmez. Kanun koyucu, işçinin izin süresince ekonomik sıkıntı yaşamamasını da güvence altına almıştır. Bu nedenle yıllık izne ayrılan işçinin izin dönemine ilişkin ücretinin, izne başlamadan önce ödenmesini zorunlu tutmuştur.
Ne var ki uygulamada birçok işveren bu yükümlülüğü göz ardı ediyor. Çalışanlar yıllık izne çıkıyor, ancak izin ücretleri normal maaş ödeme gününde hesaplarına yatırılıyor. Oysa 4857 sayılı İş Kanunu’nun 57’nci maddesi bu konuda son derece açıktır. İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, izin dönemine ait ücretini işçi izne başlamadan önce peşin ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. Kanun, ücretin hesabında ise İş Kanunu’nun 50’nci maddesinin uygulanacağını hüküm altına almıştır.
Kanunun amacı da açıktır. Yıllık ücretli izin, işçinin dinlenme hakkını kullanabilmesi için tanınmıştır. Dinlenme hakkının anlamlı olabilmesi ise işçinin izin süresince gelir kaygısı yaşamamasına bağlıdır. Bu nedenle izin ücretinin izin bittikten sonra ya da maaş ödeme gününde ödenmesi, kanunun korumak istediği amacı ortadan kaldırır.
Örneğin bir işçi 1 Ağustos tarihinde yıllık izne çıkacak ve 10 gün izin kullanacaksa, bu 10 günlük süreye ilişkin ücret en geç 31 Temmuz tarihinde ödenmelidir. İşverenin “Maaş günü geldiğinde öderim.” şeklindeki uygulaması İş Kanunu’nun 57’nci maddesine aykırıdır.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus da işverenin ödeme yükümlülüğünün işçinin talebine bağlı olmamasıdır. İşçinin dilekçe vermesi, izin ücretini istemesi veya hatırlatmada bulunması gerekmez. Kanun bu yükümlülüğü doğrudan işverene yüklemiştir. İşveren, işçi yıllık izne ayrılmadan önce gerekli ödemeyi kendiliğinden yapmak zorundadır.
Çalışma hayatında sıkça karıştırılan bir başka konu ise yıllık izin ücreti ile kullanılmayan yıllık izin ücretidir. Bunlar aynı alacak değildir. İş Kanunu 57. madde işçi iznini kullanırken peşin ödenmesi gereken ücreti, İş Kanunu 59. madde ise iş sözleşmesi sona erdiğinde kullanılmamış izin sürelerinin karşılığını düzenler.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 10 Mart 2025 tarihli, E. 2025/2024, K. 2025/2487 sayılı kararında, yıllık izin ücretinin işçi izne çıkmadan önce ödenmemesini, İş Kanunu’nun 24’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirmiş ve haklı fesih nedeni saymıştır. İşverenin bu ödemeyi işçi talep etmeden yapması gerektiği vurgulanmıştır.
Uygulamada en sık yapılan yanlışlardan biri de yıllık izin ücretinin aylık ücretin bir parçası olduğu düşüncesidir. Oysa aylık ücretin ödeme günü ile yıllık izin ücretinin ödeme zamanı birbirinden farklıdır. Aylık ücret, iş sözleşmesinde belirlenen ödeme tarihinde ödenirken, yıllık izin dönemine ilişkin ücret işçi izne başlamadan önce peşin olarak ödenmek zorundadır. Bu kuralın tek istisnası, ücretlerin peşin ödendiği işyerleridir (ör. Basın İş Kanunu kapsamındaki gazeteciler).
Sonuç olarak, yıllık izin ücreti işverenin inisiyatifine bırakılmış bir uygulama değil, kanundan doğan emredici bir yükümlülüktür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, İş Kanunu’nun ücretin ödenmesine ilişkin hükümlerinin ihlali niteliğindedir ve işçiye haklı fesih imkânı verir.
📝 Bilgi Testi
Soruları yanıtlayıp "Cevapları Göster"e basın; doğru cevap yeşil renkle vurgulanır ve altında yazılı olarak belirtilir.