Yargıtay Kararı - Çıraklık Sigortası

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

Esas: 2025/11878 - Karar: 2026/725 - Tarih: 04.02.2026

Sosyal Güvenlik Hizmet Tespit Davası - Çıraklık Süreleri

Anayasal bir hak olan sosyal güvenliğin özüne dokunan bu dosya, 1987-1989 yılları arasında 16 yaşında bir çırağın MKE'de geçirdiği sürelerin uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık statüsünde kabulü talebiyle açılmıştır. İş mahkemesi, tanık anlatımlarına dayanarak talebi tümden kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu reddetmiştir. Ancak Yargıtay, eksik araştırmaya dayalı hükmü bozmuş ve çıraklık sürelerinin emekliliğe sayılması davalarında izlenmesi gereken hukuki yol haritasını ortaya koymuştur.

Temel İlke: Sosyal güvenlik hakkı anayasal olup, hizmet tespit davalarında mahkemeler resen araştırma yapmak zorundadır. Sadece tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilemez.

Yargıtay, mahkemelerce yapılması gerekenleri tek tek sıralamıştır: Davacıyla ilgili tüm belge ve kayıtların işverenden istenmesi, SGK nezdindeki işyeri dosyasının getirtilmesi, ücret bordroları, puantaj kayıtları, aynı dönemde çalışan diğer işçilerin tanık sıfatıyla dinlenmesi, SGK müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığının sorulması, aynı çevrede faaliyet gösteren tarafsız işverenler ve sigortalıların bilgisine başvurulması.

506 sayılı eski Sosyal Sigortalar Kanunu'na göre çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları hükümleri uygulanamaz. Ancak çırak işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor ve meslek öğrenmesi arka planda kalıyorsa, çıraklık ilişkisinden söz edilemez ve sigortalılık başlar.

Yargıtay'ın Bozma Gerekçesi: MKE'nin nitelikli askerî malzemeler üreten stratejik bir kurum olduğu, davacının 16 yaşında ve çıraklık sözleşmeli olduğu dikkate alındığında, mahkemece "üretime ne şekilde katıldığı" hususu tüm yönleriyle araştırılmamıştır. Davacının faaliyetlerinin çıraklık eğitimindeki pratik eğitime yönelik olup olmadığı tartışılıp değerlendirilmemiştir.

Yargıtay'a göre, henüz 16 yaşında, daha önce hiç çalışmamış, çıraklık okulunda teorik ve pratik eğitim alan bir gencin üretime nasıl katıldığı, hangi işleri nasıl yaptığı, bu yeterliliğe nasıl sahip olduğu somut olarak ortaya konmalıdır. İş mahkemesi, yalnızca tanık ifadelerindeki genel anlatımlara dayanarak karar vermiştir.

  • Çıraklık dönemine ait MKE işyeri kayıtları, üretim raporları ve eğitim planları eksiksiz getirtilmeli.
  • Davacının fiilen yaptığı işlerin niteliği; vasıfsız işçi gibi üretim bandında yer alıp almadığı yoksa eğitici nezaretinde mi çalıştığı araştırılmalı.
  • Aynı dönemde aynı statüde çalışan diğer çırakların sigortalılık durumları incelenmeli.
  • Meslekî eğitim merkezi veya çıraklık okulu müfredatı ile uygulamalı işyeri faaliyetleri arasındaki örtüşme uzman bilirkişiyle değerlendirilmeli.

Bu bozma kararında "çıraklık sigortası kesin olarak emeklilikte dikkate alınamaz" şeklinde mutlak bir ön kabul yoktur. Aksine, eğer çırak bilfiil üretimde çalışmış ve eğitim geri planda kalmışsa, yapılan işin çıraklık olarak kabul edilemeyeceği, ancak bunun tüm yönleriyle etraflıca araştırılıp delilleriyle birlikte ortaya konulması gerektiği vurgulanmıştır. Bu sayede hem gerçek emeğin karşılığı verilmiş hem de sosyal güvenlik sisteminin kötüye kullanılması önlenmiştir.


Sonuç olarak Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, bölge adliye mahkemesi kararını ortadan kaldırarak iş mahkemesi kararını bozmuştur. Dosya yeniden görülürken yukarıda belirtilen tüm deliller toplanacak ve davacının üretim bandındaki somut görevleri, işyeri eğitim planları ve dönemin MKE çalışma düzeni araştırılacaktır.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 04.02.2026 tarihli bozma ilâmı esas alınarak hazırlanmıştır. Kamu düzeni ve hakkaniyet içtihadı.