Haksız Fesihte Kalan Sürenin Tazminatı SGK Primine Tabi mi?
Belirli süreli sözleşmeniz bitmeden işten çıkarılırsanız alacağınız “bakiye süre tazminatı” SGK’ya bildirilmeli mi? İşte bu sorunun hukukî ve pratik cevabı.
Çalışma hayatının en can sıkıcı anlarından biri, işverenin sizi haksız yere işten çıkarmasıdır. Hele ki belirli süreli bir sözleşmeniz varsa ve süre dolmadan kapı önüne konduysanız, hukuk size “bakiye süre tazminatı” adı altında bir güvence sunar. Peki bu tazminatı alırken SGK’ya prim ödenir mi? İşte bu soru, iş hukuku ile sosyal güvenlik hukukunun kesiştiği en gri alanlardan biridir.
Fesih ve Sigorta İlişkisi Nasıl Çalışır?
Türk iş hukukunda, işverenin haksız feshi sözleşmeyi hem fiilen hem de hukuken sona erdirir. Buna feshin etkinliği denir. Sözleşme biter bitmez, 5510 sayılı Kanun gereği sigortalılığınız da sona erer. Ancak asıl mesele şudur: Sözleşme bittikten sonra ödenen tazminatlar, sigorta priminizin hesabında dikkate alınacak mı? Çünkü bu hesap, ileride alacağınız emekli maaşını doğrudan etkiler.
Prime Esas Kazanç Nedir?
Prime esas kazanç (PEK), üzerinden SGK primi hesaplanan tutardır. Brüt maaşınız ve ücret niteliğindeki tüm ek ödemeler (ikramiye, prim, fazla mesai gibi) PEK’e dahildir. 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesi, “ücret ve ücret sayılan her türlü ödeme prime tabidir” der; istisnalar ise sınırlıdır: kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ayni yardımlar gibi.
💰 Alt ve Üst Sınır (m. 82)
Günlük kazanç alt sınırı asgari ücretin 1/30’u, üst sınırı ise bunun 9 katıdır. Ücret dışı ödemeler öncelikle ilgili ayın kazancına eklenir; üst sınırı aşan kısım sonraki iki aya yayılabilir.
Tazminatlar Neden Genelde Prime Tabi Tutulmaz?
Bir ödemenin prime tabi olması için çalışmanızın karşılığı olması, yani iş görme ediminizle arasında bir neden-sonuç ilişkisi bulunması gerekir. Oysa tazminatlar çoğunlukla uğradığınız bir zararı gidermek veya işvereni cezalandırmak içindir; doğrudan çalışmanın karşılığı değildir. Bu yüzden SGK ve Yargıtay, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı gibi ödemelerden prim almaz.
Ama Her Tazminat Aynı Değil: “Ücret Karakterli Tazminat”
Dr. Gökhan Türe’nin araştırmasında çarpıcı biçimde ortaya koyduğu gibi, bazı tazminatlar vardır ki adları tazminat olsa da özünde kaybettiğiniz ücretin birebir karşılığıdır. Bunlara “ücret karakteri taşıyan tazminat” denir. Ve SGK uygulaması bunlardan zaten prim almaktadır.
🧩 Somut Örnekler
- ● Kullanılmayan yıllık izin ücreti: İşten ayrılırken hak edip kullanmadığınız izinlerin ücreti ödenir ve bu tutardan SGK primi kesilir.
- ● Yeni iş arama izni ücreti: Bildirim süresinde size iş arama izni verilmezse, o sürenin ücreti de prime tabidir.
- ● Bazı fazla mesai ücretleri: Fazla çalışmanızın karşılığı izin olarak verilecekken sözleşme sona erdiğinde ödenen para da prim kesintisine uğrar.
Görüyorsunuz: Eğer bir ödeme “çalışsaydım alacaktım” dediğiniz ücretin yerini tutuyorsa, SGK bunu ücret sayıyor.
Bakiye Süre Tazminatı Neden Bu Kategoride?
Belirli süreli iş sözleşmeniz haksız fesihle sona erdiğinde, TBK m. 438 uyarınca kalan süreye ait ücreti tazminat olarak talep edersiniz. Hesaplama yapılırken, o dönemde başka bir işten kazandığınız paralar düşülür. İşte bu indirim mekanizması, tazminatın gerçek ücret kaybınızı aynen telafi etme amacını ispat eder. Yoksa bir ceza ya da götürü bir ödeme değildir.
İş sözleşmesi, taraflara “sürekli ifa yükümlülüğü” getirir. İşveren haksız fesihle bu yükümlülüğü imkânsız hale getirir ve ücret ödeme borcu yerini, ücretin ikamesi olan bakiye süre tazminatına bırakır. Bu, tıpkı kullanılmayan izin ücretindeki dönüşümle aynıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2021’de “fiili çalışma olmadığı” gerekçesiyle bu tazminata prim ödenmeyeceğine hükmetmişti. Ancak aynı Yargıtay, kullanılmayan izin ücretinde de fiili çalışma olmamasına rağmen prim alınmasını doğru bulmaktadır. Bu çelişki, konunun yeniden düşünülmesini zorunlu kılmaktadır.
İsviçre’de Durum Ne?
Mehaz İsviçre Borçlar Kanunu’nda da aynı düzenleme bulunur. İsviçre Federal Mahkemesi, bakiye süre tazminatının “bariz biçimde ücret ikamesi” olduğuna ve bu yüzden prime esas kazanca dahil edilmesi gerektiğine kesin olarak karar vermiştir. Cezaî tazminatlar ise kapsam dışı bırakılmıştır.
— İsviçre Federal Mahkemesi, BGE 123 V 5
Değerlendirme ve Önerim
5510 sayılı Kanun’da bakiye süre tazminatı için “prim alınmaz” şeklinde bir istisna yoktur. Kanunun ruhu, ücret niteliği taşıyan her ödemenin prime tabi olmasıdır. SGK’nın kendi uygulaması da (2020/20 sayılı Genelge) ücret karakterli diğer tazminatları matraha dahil etmektedir. O halde bakiye süre tazminatını bunun dışında tutmak sistematik yorumla bağdaşmaz.
📊 Uygulama Önerisi
Bakiye süre tazminatı, işten çıkarıldığınız ayın prime esas kazancına, 9 kat üst sınır gözetilerek eklenmeli ve tüm sigorta kollarına ait primler (işsizlik primi dahil) kesilmelidir. Bu işlem prim gün sayınızı artırmaz; ama matrahınızı yükselterek gelecekteki emekli aylığınızı olumlu etkiler.
Olması gereken hukuk açısından ise, tıpkı işe iade davasında boşta geçen süre gibi, kalan sürenin de sigortalılık süresine eklenmesini sağlayacak bir yasal düzenleme yapılmalıdır.
📌 Sonuç
Bakiye süre tazminatı, işçinin gerçek ücret kaybını karşılayan, bu yönüyle diğer tazminatlardan ayrılan ve ücretin ikamesi olan bir alacaktır. Mevcut mevzuat ve uygulama, onu da tıpkı kullanılmayan izin ücreti gibi prime tabi tutmayı gerektirir. Bu nedenle bakiye süre tazminatı üzerinden SGK primi kesilmeli ve işçinin sosyal güvenlik hakları korunmalıdır.
Bu konudaki düşüncelerinizi yorumlara bekliyorum. Sizce mevcut uygulama mı doğru, yoksa prim alınması yönünde bir değişiklik mi gerekli?