Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2023/5789 | Karar No: 2024/3994
Sözleşme Öncesi Sorumluluk (Culpa in Contrahendo) ve Güven İlkesi Kapsamında Tazminat
Karar ve Dosya Bilgileri
Olayın Arka Planı
Uyuşmazlık, taraflar arasında henüz fiilen başlamamış bir iş ilişkisine rağmen doğan zararın tazmini talebine dayanmaktadır.
Hukuki İddia ve Savunmalar
- › İş sözleşmesinin işveren tarafından haksız şekilde sonuçsuz bırakıldığı
- › Kendisine güven verilerek mevcut işinden ayrılmasının sağlandığı
- › Bu nedenle ciddi maddi zarara uğradığı
- › Başlangıçta 20.000 TL olarak açtığı belirsiz alacak davasını ıslah ederek artırdığı
- › Çalışma izni alınmadığı için sözleşmenin hiç yürürlüğe girmediği
- › Hukuken geçerli bir iş ilişkisinin doğmadığı
- › Dolayısıyla haksız fesih veya ücret alacağı iddiasının mümkün olmadığı
Mahkeme Kararları ve Bozma Süreci
Klasik iş hukuku yaklaşımıyla hareket eden mahkeme; sözleşmenin çalışma izni şartına bağlı olduğunu, bu şartın gerçekleşmediğini ve ortada fiilen kurulmuş bir iş ilişkisi bulunmadığını belirterek davayı reddetmiştir.
"Taraflar arasında iş sözleşmesi kurulmamıştır. Bu nedenle ücret alacağı talep edilemez. Ancak işveren, çalışma izni sürecini başlatmış ancak harcı yatırmayarak süreci bilerek tamamlamamıştır. Davacı bu sürece güvenerek mevcut işinden ayrılmıştır. Bu durum davacının yanıltılması ve güveninin kötüye kullanılması anlamına gelir. Olay, sözleşme öncesi sorumluluk (culpa in contrahendo) kapsamında değerlendirilmelidir. Bu tür zararlar iş mahkemelerinde değil, genel görevli mahkemelerde görülmelidir."
Bozma doğrultusunda yeniden ele alınan dosyada bilirkişi incelemesi yapılmış ve davacının toplam zararı hesaplanmıştır.
• Kıdem tazminatı kaybı: 3.456,14 TL
• İşsiz kalınan süreye ilişkin gelir kaybı (4 ay 17 gün): 24.486,46 TL
Mahkeme, bu tutarın 12.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Çıkarımlar
Bu uyuşmazlık, üç kritik noktayı net biçimde ortaya koymaktadır:
Nihai Değerlendirme
Ortaya çıkan çerçeve oldukça açıktır: İşveren, henüz iş ilişkisi başlamamış olsa bile, adayda oluşturduğu güveni korumakla yükümlüdür. Bu güvenin ihlali halinde, sözleşme kurulmamış olsa dahi, ortaya çıkan zararların tazmini gündeme gelir.
Bu yaklaşım, özellikle insan kaynakları uygulamalarında "teklif", "ön kabul" ve "süreç başlatma" gibi adımların artık yalnızca idari değil, aynı zamanda ciddi hukuki sonuçlar doğurabilecek işlemler olduğunu açıkça göstermektedir.