Yargıtay'dan Kritik Karar: "Yasal Haklarımı Alarak İstifa Ediyorum" Demek Tazminata Yeter mi?
Dava Analiz Raporu
1. Olayın Başlangıcı ve Usulsüzlük İddiası
2. İstifa Süreci ve Dilekçe Detayı
İşveren usulsüzlüğü tespit ettikten sonra işçiden 21.02.2020'de yazılı savunma istemiştir[cite: 14]. İşçi savunmasında olayı kabul etmiş, "müşteri memnuniyeti" için yaptığını söylemiştir[cite: 15, 64].
"25.02.2020 tarihi itibarıyla yasal haklarımı alarak istifa etmek istiyorum." [cite: 65]
İşveren, bu dilekçeyi kabul ederek iş sözleşmesini sonlandırmış ve bir ibraname imzalatmıştır[cite: 15].
3. Mahkemelerin Karşı Kararları
Karar: İşçiyi haklı buldu[cite: 23].
Gerekçe: "Yasal haklarımı alarak istifa ediyorum" demek, aslında bir istifa değil "anlaşmalı ayrılma" (ikale) teklifidir[cite: 23]. İşveren de kabul ettiğine göre tazminatlar ödenmelidir[cite: 23].
Karar: İşvereni haklı buldu, kararı bozdu[cite: 68, 71, 72].
Gerekçe: Dilekçedeki "haklarımı alarak" ifadesi sonucu değiştirmez[cite: 68]. İşçi ağır kusurludur ve kendi rızasıyla ayrılmıştır[cite: 68]. Bu bir ikale değil, haklı nedeni olmayan bir istifadır[cite: 68].
4. Nihai Kararın Maddi Sonuçları
- Kıdem ve İhbar Tazminatı: İşçinin bu talepleri tamamen REDDEDİLDİ[cite: 68].
- Fazla Mesai ve Bayram Ücretleri: İş sözleşmesinde ücretin netleşmemiş olması nedeniyle bu alacakların hesaplanıp ödenmesi gerektiğine karar verildi (tazminatlar dışındaki alacaklar kabul edildi)[cite: 23, 24].
- Vekalet Ücreti: İşçi, işverene 40.000,00 TL duruşma vekalet ücreti ödemeye mahkum edildi[cite: 73].